• bayrağını dalgalandıran bir sovyet dönemi tankı 2022 yılını ortadan ikiye ayırıp geçti. 3. dünya şavaşı'nın kimsenin burnu kanamadan sembolik muhasaralarla geçip gideceğini düşünüyorum, feodal aristokrasi artığı natocu bunakların akıllarına çılgın fikirler gelmezse inşallah tabii yarabbim dinimiz amin.
  • hâlen dünyanın bu gerizekalıca oluşumun çilelerini çekmesi neyle açıklanabilir bilmiyorum.

    çarlık döneminde rusya da zıvanadan çıkmış ama daha beterini getirebilmek lenin ve saz takımına nasip olmuş. lenin'den beteri gelmez derken de herhalde stalin gibi bir hıyarın gelmesi milyonda bir ihtimaldi, o da olmuş.

    iki kutuplu dünyanın mal kutuplarından birinin kökeni. romantik başlayıp fazlasıyla realist biten bir mit.
  • bugünün rusya'sında tekrar ilan edilse, bu kadar ekonomik yaptırım sonrası şeklen hiçbir farkı olmayacak ex-devlet
  • rüşvetin ve adam kayırmacılığın doruk noktası. değersiz sayılar toplamı olan halkın, sadece çalışmak ve çalıştığından pay alamamak üzere yönetildiği toprak parçası.

    2014 devriminden önce ukrayna ile ticaret yapan iş insanları ile ufak bir sohbet sonucu sovyet eskilerinin ekonomik büyümeye dönük müferrih ukrayna'nın geleceğini oluşturacak yatırımlar için nasıl rüşvetler istediğine tanıklık edebilirsiniz.
  • sarsılmaz gücüyle 70 yıl boyunca kapitalist dünya’yı korkutan imparatorluk.perestroyka ve glasnost süreçleri sonunda yıkılmış, sebebinin gorbaçov mu yoksa sistemin artık kendini çeviremeyecek hale gelmesi mi olduğu hala tartışma konusudur.sovyetlerin dağılmasıyla beraber 11 bağımsız devlet ortaya çıkmış olsa da halefi hala rusyadır ve kararlar hala moskova’da alınır.ekonomik olarak serbest piyasaya ve kapitalizme geçtiler ancak sistem avrupa devletlerindeki altyapıyla kurulmadığından dolayı dünyada rus oligark sınıfı oluşmuş durumda.boris yeltsin önderliğinde kurulan rusya federasyonu ise hala orta asya cumhuriyetlerini nüfuzu altında tutmak ve güvenlik tehdidi bahanesiyle ukrayna gibi bağımsız devletlerin egemenlik alanlarını ihlal etmekle meşgul.
    (bkz: vladimir putin)
  • bu yoldaşlarda şöyle bir özellik var. marxdan engelse daha bir çok sakallı amcanın pek sevimli "fikir" ve "düşünce"lerini tartışmaya gelince yüksek lisans tezi yazarcasına, konferans verircesine yıllarca konuşup tartışma niyetindeler.

    ancak mevzuat sadece realite olunca yaklaşımları çok daha farklı.

    1924'de, rusya'nın kırsalında kullanımda 1,000 traktör varken, 1933'de 200,000 traktör vardı.

    yüzde seksen beşten fazlası abd'den gelmişti.
    abd'li mühendis ve mimarlar sovyetlerde 500 fabrika inşa etmiş,
    stalingrad'ta tank fabrikasına çevrilen traktör fabrikası detroit şirketleri ve transfer edilen 380 amerikan personeli tarafından, amerikan denetimi altında kurulmuştur.

    abd yardımlarından önce finlandiya'da hiçbir istisna olmaksızın girdiği her muharebeyi kaybedip 3 ayda 380,000 zayiat veren şanlı emekçi kızıl ordu, kanada'nın ürettiğinin yarısı kadar bile motorlu araç üretememiş nazi almanyasının ordusu olan, lojistiğinin ana unsuru topçu birliklerinden piyade tümenlerine atlar olan wehrmacht'ı,
    ancak abd lend-lease sovyetlere yerli sovyet üretiminin toplamından daha fazla lokomotif, kamyon, barut, tnt, patlayıcı hammaddesi, bot, yün, demiryolu rayı, bakır, kalay, alüminyum, tekerlek penisilin, radyo istasyonu, uçak radarı, konservelenmiş et, vagon, havacılık yakıtı etc. sağlamaya başladıktan sonra kazanmaya başlamış (bkz: #127615557),
    abd tüm gezegenin toplamından daha fazla üretim yapmaya başladıktan (bkz: #131251077) nazi almanyasına teknolojik olarak üstün geldikten (bkz: #126137657) , amerikalılar almanya'yı bombalaya bombalaya yontma taş devrine geri gönderip (bkz: #128594404) (bkz: #125850215) on binlerce luftwaffe uçağını domuz avlar gibi avlayıp on binlerce alman pilot öldürdükten, (bkz: #124960500) almanya'nın, sentetik petrol rafinerilerini yok ettikten ve atlantik'de u botları avlayıp on binlerce kriegsmarine personeli imha ettikten sonra almanları sovyet topraklarından çıkarabilmiştir.

    georgi konstantinoviç jukovun şanlı kızıl ordunun ikinci dünya savaşındaki performansıyla ilgili tahlili

    '' we would be in dire straits without american gunpowder; we would not be able to fire as much ammunition as we needed. without american studebakers, we would have nothing to carry our artillery on''

    şeklinde olurken,

    emekçi komünist yoldaşlar general zukov'un fikirlerinin ve realitenin 180 derece aksi yönü bir eksende düşüncelere sahipler.

    bir yoldaşın lend-lease'in ortaokul müsameresinden biraz daha amatörce tahlili için
    (bkz: #127576419)

    ikinci dünya savaşında sovyetler birliğine abd tarafından yüz binlerce gönderilen kamyonu studebaker'ın kızıl ordunun standart kamyonu olmasına karşın, bu yardımların ''hiçbir zaman %10'nu'' geçmediği gibi iddialar içeren bir başka yoldaş serzenişi. (bkz: #131864381)

    amerikan donanması önce sscb'ye deniz araçları sağlayıp sovyet mürettabatlarını alaska'da eğitti, daha sonra ise sevkiyatları amerikan donanmasıyla birlikte alaska'dan sovyetler birliğine amerikan malı sevkiyatları sağlayan sovyet filoları kurdular.
    daha sonra sovyetler amerikan gemileri ve çıkarma araçlarından oluşan filolarıyla japon adalarını ele geçirdi.
    bir de böyle bir husus var. yoldaşlar pek konuşmuyor üzerine.

    görsel

    bu 30'lardan bir fiat kamyonu

    emekçi sovyet endüstrisi 40'larda ilk olarak zis kamyonlarını bunun karbon kopyaları olarak imal edecekti

    görsel

    ve abd yeterli miktarda studebaker sağlayana kadar ana hizmet kamyonları olacaktı.

    sovyet hizmetinde studebaker kamyonu
    görsel

    günümüze ulaşabilenlerden bir örnek

    savaş sonrasından çökene kadar nasıl olduysa sscb önce zil-157 daha sonra da ural kamyonlarının gövdelerini, emperyalist amerikan stuebaker stilinde üretecekti.

    görsel

    görsel

    ancak yoldaşlara haksızlık etmeyelim, studebaker'ların kopyası olmayan bir çok model de vardı.
    onlar da international harvester kamyonlarının kopyalarıydı.

    yoldaşlarını realiteyi reddetmeye çok sevdiği bir diğer husus ise uzay yarışını abd'nin uzay yarışını kazanmış olması.

    sscb'nin kahraman kozmonotlar rusya federyasonun bu gün hala rusya ve kazakistan'da kullandığı, emperyalistlere göre daha ilkel olan devasa bir kibrit kullanarak ateşlediği roketler ilk yoldaşı uzaya götürmüştü.
    ancak kozmonotları ay'a indirme projesi başarısızlıkla sonuçlanmıştı.

    sscb'nin mars yüzeyine indirdiği mars 3 aracının çektiği fotoğraf

    görsel

    emperyalist amerikan viking 1 aracının mars yüzeyine indiğinde çektiği fotoğraf

    görsel

    viking 1 2307 gün boyunca dünya'ya veri göndermeye devam etmiş, 57,000 fotoğraf aktarmıştır.

    sovyet mars 3 aracı'nın bağlantısı ise, maalesef mars'a indikten 20 saniye sonra kesilmiştir

    sovyetler teknolojide abd'den o kadar, geriydi ki o rusya batı pazarıyla ticaretine başladıktan sonra bile bunu kapatamadı. tüm bu yaptırımlardan öncesi için konuşuyorum.

    rusya federasyonun mars'a gidip örnek toplayarak dönmesi için fırlattığı araç yörüngedeyken bozulup düşmüştü. sebebi radyasyondu. radyasyon, işlemci ve çiplerin içerisindeki yarı iletkenlere fiziksel olarak aşırı derecede zarar verir. bu bileşenler radyasyona karşı canlılardan daha hassastırlar.
    18 aralık 2020'de; 3 bulgar vatandaşı austin, texas'ta radyasyona karşı dayanıklı radiation hardened` devreleri rusya'ya kaçırmak için depolarken yakalanıp hapse atılmış.

    (bkz: krasnoya) yoldas bu geri kalmışlığın nedeninin sovyetlerin ''teknolojiye yatırım yapmaması'' olduğunu söylese de ıbm milyonlarca bilgisayar üretirken sovyetlerin aynı dönemde karşılaştırılabilir hiçbir şey üretememesinin nedeni, abd ikinci dünya savaşında on milyonlarca proximity fuze ve baskılı devre kartı üretirken nazi almanyasının karşılaştırılabilir herhangi bir üretememesinin nedeni aynıydı. abd savunma ve telekomünasyon şirketlerinin; silahlarının da, cihazlarının da birincil alıcısı yine abd'nin kendisiydi.

    abd kendi içerisinde öyle sofistike bir medeniyet ki, rma'dan general motors'a kontratların getirdiği fon ve kaynak ikinci dünya savaşında ona tüm dünya'ya endüstri ve teknolojik olarak liderlik edip, bir yandan da tüm dünya'yı domine ederek japonya, italya ve almanya'yı ele geçirecek kabiliyeti sağladı.

    sscb soğuk savaşta teknolojik olarak o kadar geri kalmıştı ki, toshiba'dan gizlice kokain alır gibi cnc torna alıyordu. abd bunu farkettiğinde toshiba'yı 5 sene boyunca amerikan pazarından banlamıştı.

    ironiktir ki, en çok endüstriyel robot kol ithal ettiği, geri kalmışlıktan muhtaç kaldığı firma ise finlandıyalı kemppi firmasıydı.

    (bkz: #135177898) burada bir yoldaş abd ordusunun ölümcüllüğü ve başarısıyla ilgili bir serzenişte bulunuyor.

    klaus fuchs ve rosenberglerin sızdırdığı tonlarca bilgi sayesinde emperyalist yöntemlerle nükleer bomba, proximity fuze ve radarlar yapan sovyet endüstrisi, toplam megaton olarak nükleer ateş gücünde abd'yi ancak 70'lerde yakalayabildi, yakaladığında da jiroskop ve on-board computer teknolojisinde amerikanıcbmleri sovyet icbm'leri isabet oranı ve hata payı olarak çok çok geride bırakmıştı. abd'nin minuteman icbm'si için ürettiği jiroskop uygarlık tarihinde üretilmiş en fazla hareketli parçaya sahip makinaydı.

    sscb 1986'da 45,000 nükleer silahla tarihte en fazla nükleer silaha sahip olarak kayda geçse de toplam ateş gücü 60'ların başında 20,000 megaton abd envanterinde pik yapmıştı. 45,000 sovyet nükleer silahının ateş gücü 18,000 amerikan nükleer silahından daha azdı.

    strategic air command, insanlık tarihindeki en fazla ateş gücüne sahip silahlı kuvvetler birimiydi.

    sscb'nin yazılı olmayan doktrini ''copy and paste'' idi, ancak daha düşük bütçeli ve geç kalınmış olarak.

    kısaca abd soğuk savaşın öncesinde de, sonrasında da sscb'yi askeri, endüstriyel, diplomatik, teknolojik, ekonomik ve sosyo-kültürel olarak eze eze domine etti ve sscb'nin de sosyalizmin de sonunu getirdi. tıpkı faşizmin sonunu getirdiği gibi.

    bunu kabullenseniz de kabullenmeseniz de realite bu.

    ülkeyi yönetmiş sekiz liderinin beşinin görev bırakma sebebi ölmüş olmalarıydı. lol.
    sscb emtia satın teknoloji alan bir saltanattı.

    karınca kolonisi gibi apartman dairelerinde yaşayan yoldaşlar, birilerinin bu dünyaya alternatif olarak 20. yüzyılda değil, 18. yüzyılda kuzey amerika'da kurduğu bir devletler birliğinin post-modern dünyayı inşa edip kendilerinden de bu slavik islam denebilecek ideolojiyle kurulmuş saltanattan da, gezegenin tamamından daha iyi yaşadığını, daha başarılı olduğunu kabullenmek istemiyorlar.

    ergen neo-naziler gibiler.
  • sscb teknolojik olarak amerikalılara bağımlı olsaydı, neil armstrong aya ayak basmadan çok daha önce -ve yine tarihte ilk defa- sscb ay'a luna adlı bir insansız araç yollamış olmaz ve daha da ilginci, "çok ileri ve üstün" amerikan istihbarat servisi cia bu aracın sırlarını öğrenebilmek adına 1960 yılında luna'yı kaçırıp incelemek zorunda kalmazdı. bu gerçeğe ilişkin belgeleri, yakın zamanda kısmen gizliliği kaldırılan abd hükümet arşivlerinden edinebilmekteyiz...

    https://downloads.paperlessarchives.com/p/bs21jy/

    sscb'nin amerika'dan casuslukla teknoloji çaldığını sürekli dile getiren ve bunu yaparken kaynak olarak "american heritage" gibi yine abd'ye ait taraflı kaynakları dayanakmış gibi sunan, 80 iq sahibi "ileri zekalı", sam amca'nın yancısı olmaya çalışan arkadaşımız, halen, abd'nin sovyet ay aracını çalması ile ilgili tek kelam edememiştir.

    sscb abd'den silah da aldı, casusluk yaparak teknoloji de transfer etti, parasını verip anahtar teslimi fabrika da kurdurdu, mal da satın aldı, ama aynı şekilde amerika da sscb'den mal aldı, ticaret yaptı ve yeri geldiğinde casusluk yaparak teknoloji hırsızlığı yaptı. sıcak savaşa dönüşmeyen ve büyükelçilik düzeyinde ikili ilişkileri bulunan iki rakip ülkenin arasında bu tip karşılıklı ve girift ilişkilerin olması normaldir.

    ve amerikalıların kendi hayal dünyalarından yuri gagarin'in, sputnik'in adını silmeleri şu gerçeği hiçbir zaman değiştiremeyecektir:
    (bkz: uzay çağı'nı sscb'nin başlattığı gerçeği)
  • (bkz: #135211564)
    "amerika'dan casuslukla teknoloji çaldığını sürekli dile getiren ve bunu yaparken kaynak olarak "american heritage" gibi yine abd'ye ait taraflı kaynakları dayanakmış gibi sunan"

    puhahahahahahahahzhajshj

    lan siz sovyet endüstrisi nükleer silahı, proximity fuze'u, transistörü, yari iletken içeren devreleri, amerikalıların kullandığından farklı yöntemler kullanarak sihirli bir şekilde mi geliştirdi zannediyorsunuz ?

    işte rosenbergler ve klaus fuchs ikisi de manhattan programı ve proximity fuze hakkındaki en hayati bilgileri sscb'ye sızdırmış olmasına karşın sovyet endüstrisi abd'ye göre o kadar ilkeldi ki ancak yıllar sonra karbon kopyalarını yapabildiler. bu her konuda böyle oldu.
  • sonuç olarak sscb, bir tarım ülkesi olan çarlık rusyası'ndan devraldığı teknik birikimi kırk yıl sonra bilimde, sanatta, edebiyatta nobel ödüllerini üst üste yığan, doktor, hemşire ve hastane yatağı sayısında, ağır sanayi üretiminde vb. amerika'yı geçen, uzaya 1957 yılında ilk defa yapay uydu yollayarak uzay çağını başlatan ülke olmuştur. casusluğun taklitçiliğin herkes tarafından yapıldığı bir ortamda da amerikalılar kendilerinden daha ileriye giden sovyetlerin teknolojisini öğrenmek için sovyetlerin aya yolladığı insansız araç luna'yı kaçırmışlar.

    (bkz: amerikalıların sovyet ay aracını kaçırması/#135211564)

    bu amerikalıların rezilliği değil, rezil olan kendi amerikalıların önünde diz çöktü diye herkes onların önünde diz çöksün isteyen aşağılık kompleksi sahipleridir.

    ne yapılırsa yapılsın, ne söylenirse söylensin bir husus asla değişemiyor:
    (bkz: uzay çağı'nı sscb'nin başlattığı gerçeği)
  • abd elimizde sovyet silahları kalmış diyerek ukrayna'ya doksanlar üretimi hss yolladığı haberini vermiş.

    https://www.wsj.com/…cquired-to-ukraine-11647878422

    sscbnin ihraç ettiği silahları ele geçirmiş abd.

    dünya böyle komik bir yer.

    sözlükteki başlık yine laf atmalarla dolmuş. 30 sene önceki devletin derdi bizim türkleri germiş.
hesabın var mı? giriş yap